ALİ BAL

ALİ BAL

Mail: [email protected]

VEFA, KOLTUK DEĞİŞİNCE UNUTULMAMALI

Siyasette en çok ihtiyaç duyduğumuz değerlerden biri hiç kuşkusuz vefa…

Dün birlikte mücadele ettiğiniz, aynı sözlerin altına imza attığınız, aynı hukuksuzluklara karşı çıktığınız insanlarla yollarınız ayrıldığında, dün söylediklerinizi bugün unutmak ne kadar doğru?

Bir dönem aynı siyasi çatı altında bulunan, birlikte mücadele eden ve tutuklamaların doğru olmadığını savunanların bugün farklı bir noktaya geldiklerinde geçmişteki sözlerini yok sayması, ister istemez kamuoyunda soru işaretleri oluşturuyor.

Oysa hukukta çok temel bir ilke vardır:

Masumiyet karinesi.

Bir kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı sürece o kişinin suçlu ilan edilmemesi gerektiğini yıllardır hepimiz söylüyoruz. Üstelik bunu yalnızca sokakta değil; makamlarımızda, kürsülerimizde, meclislerde ve basın açıklamalarımızda defalarca dile getiriyoruz.

Peki ne değişiyor?

İnsanlarla yollar ayrılınca dün savunduğumuz ilkeler de mi değişiyor?

Dün birlikte olduğunuzda “masumiyet karinesi” diyerek savunduğunuz kişi, bugün sizden ayrıldığı için bir anda suçlu mu oluyor?

Sizinle birlikteyken temiz, sizden ayrılınca mı kirli?

İşte asıl sorgulanması gereken nokta tam da burasıdır.

Siyaset elbette değişebilir. İnsanlar farklı siyasi tercihlerde bulunabilir. Partilerden ayrılabilir, başka partilere katılabilir, yeni siyasi oluşumlar içerisinde yer alabilir. Bunların tamamı demokratik siyasetin doğal sonuçlarıdır.

Ancak ilkeler kişilere göre değişmemelidir.

Dün doğru olan bir hukuk ilkesi, bugün siyasi yollarınız ayrıldı diye yanlış hale gelmemelidir.

Bugün CHP içerisinde, yarın Yeni Parti içerisinde olabiliriz. Partiler değişir, görevler değişir, makamlar değişir, koltuklar değişir.

Ama hukuk anlayışımız ve insanlara bakışımız değişmemeli.

Çünkü siyaset, birbirimizi düşmanlaştırma sanatı değildir.

Ülkenin ekonomik sorunları, işsizlik, hayat pahalılığı, eğitim, adalet, deprem riski ve toplumun geleceğine ilişkin çok daha önemli meseleleri varken; geçmişte birlikte yol yürümüş insanların bugün birbirlerini hedef alan söylemlerle gündeme taşınması kimseye fayda sağlamaz.

Suni gündemler üzerinden insanları birbirine düşürmek yerine, gerçek sorunların üzerine gitmek zorundayız.

Siyasetin dili sert olabilir. Eleştiri yapılabilir. Hesap sorulabilir. Yanlış görülen uygulamalar kamuoyu önünde tartışılabilir.

Ama bütün bunlar yapılırken adalet duygusunu, hukukun temel ilkelerini ve insan onurunu korumak gerekir.

Çünkü bugün başkasına reva gördüğümüz hukuksuzluk, yarın dönüp bizi de bulabilir.

Ve unutulmamalıdır ki siyaset geçicidir.

Koltuklar geçicidir. Makamlar geçicidir. Partiler değişebilir. İttifaklar değişebilir.

Geride kalan ise insanın duruşudur.

İşte bu nedenle bir kez daha hatırlatmak istiyorum:

Vefa, sadece birlikteyken gösterilen bir erdem değildir. Asıl vefa, yollar ayrıldığında belli olur.

Dün savunduğunuz bir insanla bugün aynı siyasi çizgide olmayabilirsiniz. Ancak bu durum, dün savunduğunuz hukuk ilkelerini bugün terk etmenizi gerektirmez.

Herkese düşen, özellikle de siyaset yapanlara düşen; kişilere göre değil, ilkelere göre konuşmaktır.

Benim naçizane hatırlatmam budur.

Çünkü bu ülkenin daha fazla düşmanlığa değil, adalete, sağduyuya, hoşgörüye ve siyasi nezakete ihtiyacı var.

Ve belki de en önemlisi:

Vefa, makamdayken değil; makamdan ayrıldıktan sonra gösterilir.

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar