
Ataşehir’deki başkan vekilliği seçimi sonrası konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, meclis üyelerine yönelik baskı, tehdit ve teklif iddialarını gündeme taşıyarak, sürecin “milli iradeye yönelik organize bir müdahale” olduğunu belirtti; tüm girişimlerle ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Özgür Çelik; Türkiye’de iki anlayış karşı karşıyadır: Biri sandıktan çıkan iradeyi koruyan anlayış, diğeri ise tehdit, şantaj ve tekliflerle belediyelere çökmeye çalışan, milli iradeyi gasp etmeye çalışan anlayıştır diyerek konuşmasına şöyle devam etti:
Ataşehir Belediye Başkanımız Onursal Adıgüzel, başkan yardımcıları ve belediye emekçileri haksız ve hukuksuz bir biçimde gözaltına alındı ve tutuklandı. İstanbul’da son bir buçuk yıllık süreçte 12 belediyemize yönelik operasyon gerçekleştirildi. Bugüne kadar uygulama şu şekildeydi: Valilik, bakanlıktan gelen görevden uzaklaştırma yazısının ardından üç gün içinde Meclis Başkan Vekilliği seçim takvimini açıklıyordu. Ancak bu kez farklı bir yöntem izlendi; bakanlık yazısının ardından seçim tarihi 10 gün sonrasına bırakıldı.
Bu sürenin amacı, belediye meclis üyelerini baskı altına almak, çeşitli teklifler ve tehditlerle yönlendirmek için zaman kazanmaktı. Bugüne kadar üç gün içinde yapılması gereken seçim, bu kez 10 gün sonrasına ertelendi ve bugün Ataşehir Belediyesi’nde Meclis Başkan Vekilliği seçimi gerçekleştirildi. Yapılan oylamanın üçüncü turunda Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı Murat Güneş, 22 oy alarak Belediye Başkan Vekili seçildi.
Türkiye kamuoyu açısından önemli bir değerlendirme yapmak istiyoruz. Son bir buçuk yılda yaşanan bu hukuksuz süreç, iki farklı anlayışı açıkça ortaya koymuştur. İstanbul’da 12 belediyemize operasyon düzenlendi, Esenyurt ve Şişli’de kayyum atandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi dahil olmak üzere 10 belediyede başkan vekilliği seçimleri yapıldı.
Çok açık ve net ifade ediyorum: Bu 10 belediyenin hiçbirinde tek bir AK Partili ya da Milliyetçi Hareket Partili meclis üyesiyle herhangi bir görüşme yapılmadı ne yüz yüze ne de telefonla bir temas kurulmadı. Buna karşılık, seçim yapılan tüm belediyelerde meclis üyelerimize makam teklif edildi, para teklif edildi ve tehditlerde bulunuldu.
Ataşehir’de bu baskılar daha da ileri götürüldü. Kadın meclis üyelerine tehdit mesajları gönderildi, bulundukları alanlara gidilerek sözlü tehditler savruldu. Türkiye’de iki anlayış karşı karşıyadır: Biri sandıktan çıkan iradeyi koruyan anlayış, diğeri ise tehdit, şantaj ve tekliflerle belediyelere çökmeye çalışan, milli iradeyi gasp etmeye çalışan anlayıştır.
Bu tehditler ve teklifler hakkında genel merkezimizle birlikte savcılığa suç duyurusunda bulunacağız ve süreci sonuna kadar takip edeceğiz. Şu anda kurultay delegesine meclis üyeliği sözü verdiğim iddiasıyla iki ayrı davadan toplam 6 yıl hapis istemiyle yargılanıyorum. Ancak İstanbul’un çeşitli yerlerinde CHP listelerinden seçilmiş meclis üyelerine belediye başkan yardımcılığı teklif edilmesi, tehdit edilmesi ve para teklif edilmesi karşısında herhangi bir soruşturma açılmamaktadır.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bugüne kadar yapılan tüm başkan vekilliği seçimlerinde tehdit, şantaj ve teklif yoluyla gerçekleştirilen tüm girişimlere karşı suç duyurusunda bulunacağız ve bu sürecin takipçisi olacağız.
Her yeni güne bir operasyonla uyanıyoruz. Bugün de Antalya’da bir operasyon gerçekleştirildi. Ancak bu süreç karşısında kimse umutsuzluğa kapılmamalıdır. Milli iradenin mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğiz.
Genel Başkanımız Özgür Özel öncülüğünde, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’yla, tutuklu belediye başkanlarımızla, il başkanlarımızla ve tüm yol arkadaşlarımızla birlikte bu ülkede demokrasi, adalet, özgürlük, refah ve toplumsal barış mücadelesini güçlü bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.
Son olarak, bugün burada her türlü tehdide, teklife ve şantaja boyun eğmeden Ataşehir halkının iradesine sahip çıkan 22 belediye meclis üyemize yürekten teşekkür ediyorum.



































Yorum Yazın