ASM Arazilerinin Satışı Tepki Çekti: “Sağlık Hizmeti Ranta Kurban Edilemez”
SAĞLIKAtaşehir’de sağlık çalışanları ve sivil toplum temsilcileri, Aile Sağlığı Merkezi arazilerinin satışa çıkarılmasına karşı çıkarak kamu yararı vurgusu yaptı.
Sağlık Bakanlığı’nın 2025 yılı için açıkladığı “1000 Aile Sağlığı Merkezi (ASM)” hedefinin hayata geçirilmemesi ve mevcut ASM’lerin bulunduğu arsaların satışa çıkarılması, sağlık çalışanlarının tepkisine neden oldu. Birlik ve Dayanışma Sendikası üyeleri, ebe ve hemşireler ile çok sayıda sağlık çalışanı, İstanbul Ataşehir’deki Esatpaşa Aile Sağlığı Merkezi önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. 25 Mart 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bazı ASM arazilerinin satışa sunulmasına karşı konuşan Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Ataşehir Kent Konseyi ile birlikte yaklaşık 12 dönümlük Esatpaşa ASM arazisinin satış kararına tepki göstererek, birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerekirken mevcut alanların elden çıkarılmasının kamu sağlığı açısından ciddi riskler barındırdığını ifade etti.
ASM arsasının satışına tepki göstererek basin açıklamasına destek veren Ataşehir Kent Konseyi Başkanı Necip Bektaş; “Hepinize merhaba. Değerli Birlik ve Dayanışma Sendikası temsilcileri, kıymetli sağlık çalışanları ve Esatpaşalı komşularım;
16 Mart’ta yayımlanan bir Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle, Esatpaşa’da üzerinde bulunduğumuz taşınmazın özelleştirme kapsamına alındığını öğrendik. Ancak bu karar alınmadan önce, buradan hizmet alan mahalle sakinleri olarak bizlere herhangi bir görüş sorulmadı.
22 bin kayıtlı hastanın bulunduğu ve 7 hekimin hizmet verdiği bu alanın bundan sonra ne amaçla kullanılacağını açıkçası bilmiyoruz. Her ne kadar genelgede, satıştan elde edilecek gelirin sağlık tesislerinin iyileştirilmesi ve yeni tesislerin yapılmasında kullanılacağı ifade edilse de, geçmiş uygulamalar ne yazık ki bizlere bu konuda yeterli güven vermemektedir.
Bu kararı öğrendikten sonra mahalleli olarak muhtarımız, mahalle büyüklerimiz ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek durumu değerlendirdik. Ortak talebimiz nettir: Buranın sağlık hizmeti sunan bir alan olarak kalmasını, hatta geliştirilerek gerekirse bir poliklinik olarak hizmet vermesini istiyoruz. Ayrıca bu tür önemli kararlar alınmadan önce, mahalle sakinlerinin görüşlerinin mutlaka alınmasını talep ediyoruz. Bu yağmurlu havaya rağmen buraya gelerek dayanışma gösterdiğiniz için hepinize teşekkür ediyor, yürüttüğünüz mücadelede başarılar diliyorum” dedi.
Yağan yağmur altınnda tepkilerini ve isteklerini dile getiren Birlik Dayanışma Sendikası basin açıklamasıyla bir kez daha sesini duyurmaya çalıştı.
Basın açıklamasına; Sendika emekçilerinin yanısıra, Ataşehir Kent Konseyi Başkanı Necip Bektaş, CHP Meclis Üyesi Bülent Kamış, CHP Ataşehir İlçe Sekreteri Aşkın Ürkmezer, Eğitimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Nihan Erol, CHP İlçe yönetim kurulu üyeleri Yılmaz Sağlamdemir, Alı Kılbaş, CHP Mahalle temsilcileri ile Esatpaşa halkı katıldı.
Sendika Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi okuduğu basin açıklamasında önemli mesajlar Verdi.
İŞTE O BASIN AÇIKLAMASI:
Birlik ve Dayanışma Sendikası: “Aile Sağlığı Merkezlerinde görev alan sağlık çalışanlarının geleceği ne olacak?”
Sağlık Bakanlığı’nın 2025’te duyurduğu “1000 Aile Sağlığı Merkezi(ASM)” hedefinin hayata geçirilmemesi ve mevcut ASM’lerin bulunduğu arsaların satışa çıkarılması üzerine tepkilerini dile getirmek için Birlik ve Dayanışma Sendikası üyeleri, ebe ve hemşireler ve birçok sağlık çalışanı 10 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Ataşehir Esatpaşa Aile Sağlığı Merkezi önünde toplanarak basın açıklamasında bulundu.
25 Mart 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bazı Aile Sağlığı Merkezlerinin satışa çıkarılmasına karşı tepkilerini dile getiren ve basın açıklamasında bulunan Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi şu açıklamaları yaptı:
“Değerli basın mensupları, kıymetli meslektaşlarımız;
Sağlık Bakanlığı, 2025 yılı başında kamuoyuna “1000 Aile Sağlığı Merkezi yapılacak” vaadinde bulunmuştur. Ancak bugün geldiğimiz noktada bu sözün yerine getirilmediğini; yeni Aile Sağlığı Merkezleri inşa edilmesi gerekirken mevcut merkezlerin bulunduğu arsa ve arazilerin satışa çıkarıldığını üzülerek görmekteyiz.
25 Mart 2026 tarihli ve 1106 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 27 ilde 55 arsa ve arazinin satışa çıkarıldığı açıklanmıştır. Üstelik bu alanların bir kısmında hâlihazırda Aile Sağlığı Merkezleri bulunmaktadır. Daha önce kiralık ASM’lerin boşaltılmasına, kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılmasına ya da fahiş kira artışlarıyla işlevsiz hâle gelmesine tanıklık ettik. Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz tablo çok daha ağır ve kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır.”
“Aile Sağlığı Merkezleri yalnızca sağlık hizmeti sunulan yerler değil, afetler için “güvenli alanlar”dır”
Dr. Ahmet Mehlepçi, Aile Sağlığı Merkezleri’nin yalnızca sağlık hizmeti sunulan yerler değil, aynı zamanda deprem gibi doğal afetlerde kulllanılan “güvenli alanlar” olduğunu söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Unutulmamalıdır ki Aile Sağlığı Merkezleri yalnızca sağlık hizmeti sunulan yerler değildir. Aynı zamanda deprem gibi afet durumlarında toplanma alanı olarak da kritik öneme sahiptir. Sağlık Bakanlığı’nın bizzat “güvenli alanlar” olarak tanımladığı bu yerlerin bugün satışa çıkarılması büyük bir çelişkidir. Deprem bölgesinde yıkılan Aile Sağlığı Merkezlerinin ne kadar hayati öneme sahip olduğunu hep birlikte gördük. Bu merkezlerin ayakta kalması ve hizmet verebilir durumda olması hâlinde, can kayıplarının çok daha düşük olabileceğini biliyoruz. İstanbul’da yaşanabilecek büyük bir depremde ise mevcut müstakil ve bahçeli Aile Sağlığı Merkezlerinin varlığı, toplum sağlığı ve afet yönetimi açısından hayati önem taşımaktadır.
Nitekim İstanbul Ataşehir Esatpaşa Aile Sağlığı Merkezi yaklaşık 12 dönümlük bir arazi üzerine kurulmuştur. Bu tür geniş ve bağımsız alanlara sahip sağlık tesisleri, hem günlük sağlık hizmeti sunumu hem de afet anlarında toplanma ve müdahale açısından büyük önem taşımaktadır.
Ayrıca yaklaşık on yıl önce bu Aile Sağlığı Merkezine güçlendirme çalışması yapılmıştır. Ancak anlaşılan o ki bu müdahale yapıyı yeterince güvenli ve sağlıklı hâle getirmemiştir. Bu noktada şu soruyu sormak gerekmektedir: Madem bu alanlar satılacaktı, neden güçlendirme adı altında kamu kaynakları harcanmıştır? Oysa bu alanlarda, mevcut yapıların yerine modern ve dayanıklı yeni Aile Sağlığı Merkezleri inşa edilmesi mümkündür.”
“Toplumun ihtiyacı uzak ve maliyetli şehir hastaneleri değil, erişilebilir ve yaygın ASM’lerdir”
Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, “Bugün açıkça görülmektedir ki Sağlık Bakanlığı, şehir hastanelerinin yüksek kira giderlerini karşılayabilmek için elindeki değerli arsa ve arazileri satışa çıkarmaktadır. Ancak bu yaklaşım ne sağlık sisteminin sorunlarını çözecek ne de toplum sağlığını koruyacaktır. Bizler çok iyi biliyoruz ki toplumun ihtiyacı olan; uzak ve maliyetli şehir hastaneleri değil, erişilebilir ve yaygın Aile Sağlığı Merkezleridir. Deprem bölgelerinde hâlen konteynerlerde sağlık hizmeti verilirken, Kahramanmaraş ve Hatay gibi illerde dahi bu arazilerin satışa çıkarılması kabul edilemez.”diyerek ASM’lerin toplum sağlığı için önemine vurgu yaptı.
Dr. Ahmet Mehlepçi Sağlık Bakanlığı’na seslendi ve şu soruları sordu:
“İstanbul Kadıköy’de 33 Aile Sağlığı Merkezinden 7’si kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılmıştır. Yeni ASM yapılacak alan bulunamadığı ifade edilirken, aynı bölgede Bakanlığa ait arsaların satışa çıkarıldığını görmekteyiz. Bu durum, planlama eksikliğinin ve yanlış sağlık politikalarının açık bir göstergesidir.
Bugün buradan Sağlık Bakanlığı’na açıkça soruyoruz:
- 1000 ASM yapma vaadi varken mevcut ASM’ler neden arazileriyle birlikte satışa çıkarılmaktadır?
- Bu merkezlerde görev yapan sağlık çalışanlarının geleceği ne olacaktır?
- Bu ASM’lerden hizmet alan vatandaşlarımız sağlık hizmetine nasıl erişecektir?
- Bu satışlar, şehir hastanelerinin kira giderlerini karşılamak için mi yapılmaktadır?” soruların sorulması sonucunda alkışlarla basin açıklaması sona erdi.
İlginizi Çekebilir