Depremzede bir öğrenci kızın duygularına belkide en çok hitap eden ezgi bu. Ancak bu ezgiyi Ahmet Kaya söylüyor. Ahmet Kaya söyler, depremzede de olsa bir Kürt kızı dinlerse suç... Birileri tahrik oluyor. Aynı türküyü 10 binlerin önünde Başbakan söyler ve acılar çeken insanların, annelerin, babaların, kardeşlerin yüreğine göndermeler yaparsa suç değil. O duygulanabilir, ağlayabilir çünkü o başbakan. Ama kürt kızı duygulanıp ağlayamaz birilerini tahrik eder.
Depremzedelere sahip çıkan Ataşehir Milli Eğitimi'ne basın olarak şükranlarımızı sunmuştuk. Depremzede öğrencileri bağrına basıp eğitimlerinin devamını sağlamışlardı. Ne kadar güzel, anlamlı, insani bir dayanışma. Ancak Cıngıllıoğlu Lisesi'nde depremzede bir kız öğrenci Ahmet Kaya dinliyor diye hırpalanıyor, okuldan naklini almaya zorlanıyorsa bu insani yardım, bu dayanışma ruhu gölgeleniyor, anlamını yitiriyor demektir. Ahmet Kaya dinliyor diye baskı yapan öğrenciler nihayeti çocuk sayılır, birilerine kendilerini göstermek için bir kısım medyanın körüklediği şövenizmden etkilenmiş olabilirler. Bu biraz hoşgörü ve telkinle değiştirilebilir. Ancak bundan hareketle, şarkı dinleyen kız öğrenciyi de aynı kefeye koyarak naklini almaya zorlamak hangi vicdana sığar. Yakınlarını kaybeden, acı ve kederle kıvranan, hayata tutunmaya çalışan, yaşananları, yakınlarını şarkı ve türkülerle anan bir kız çocuğu artık nasıl güvenecek okul idarecilerine arkadaşlarına, devletine-hükümetine? Bu bölücülüğü körüklemek değilmi?
Yaptıkları baskı ile depremzede arkadaşlarının okuldan ayrılmasını zafer gibi gören öğrenciler bundan sonra yeni zaferler için daha fazlasını yapmayacaklarmı?
Asıl bundan sonra öğrenciler arasına sokulan bu nifakla bölücülüğü körüklemiş olmuyormuyuz?
Ataşehir Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ve Cıngıllıoğlu Lisesi Müdürünün konu üzerinde hassasiyetle duracağına inanıyor, İlçemizde benzeri bir durumun yaşanmamasını temenni ediyoruz. |